Karındeşen Jack cinayetleri - İngiltere, 1888

1888 sonbaharında Londra’nın Whitechapel semtinde beş kadın öldürüldü. Basının Karındeşen Jack diye andığı katilin kim olduğu hiçbir zaman kanıtlanamadı.


Illustrated London News, 13 Ekim 1888. Doğu Londra’da gece devriye gezen gönüllüler ve “şüpheli bir tip”. Çizim: R. Taylor, kamu malı, Wikimedia Commons.

Kurbanlar: Mary Ann Nichols (43), Annie Chapman (47), Elizabeth Stride (44), Catherine Eddowes (46), Mary Jane Kelly (25 civarı)

Olay yeri ve tarihi: 31 Ağustos ile 9 Kasım 1888 arası. Londra’nın Whitechapel ve Spitalfields semtleri.

Olayın özeti:

1888 sonbaharında Londra’nın en yoksul semtlerinden Whitechapel’de beş kadın öldürüldü. Hepsi yoksulluk içinde, çoğu ucuz pansiyonlarda ya da sokakta yaşayan kadınlardı. Cinayetlerin çoğu gece, karanlık sokaklarda ya da avlularda işlendi. Katil kurbanlarının boğazını kesiyor, çoğunun bedenini parçalıyordu. 30 Eylül gecesi bir saatten kısa arayla Elizabeth Stride ve Catherine Eddowes öldürüldü; basın bu geceye “çifte cinayet” dedi. Son kurban Mary Jane Kelly, kiraladığı odada öldürüldü.

“Jack the Ripper” adı, katil olduğunu iddia eden birinin bir haber ajansına gönderdiği ve basına dağıtılan “Dear Boss” (Sevgili Patron) mektubundan geliyor. Bugün bu mektubun tiraj artırmak isteyen gazetecilerin uydurması olduğu düşünülüyor. Daha çok ciddiye alınan “From Hell” (Cehennemden) mektubu ise Whitechapel Gönüllü Devriye Komitesi’nin başındaki George Lusk’a, yarım bir insan böbreğiyle birlikte gönderildi.

Polis 1888 ile 1891 arasında bölgede işlenen on bir cinayeti inceledi ama hepsini aynı kişiye bağlayamadı. Yukarıdaki beşi “kanonik beşli” olarak anılıyor. 1894’te Scotland Yard’da Suç Soruşturma Dairesi’nin (CID) başındaki Melville Macnaghten’ın yazdığı bir raporda üç şüphelinin adı geçti: avukat Montague John Druitt, berber Aaron Kosminski ve dolandırıcı Michael Ostrog. Sonraki yıllarda ortaya atılan şüphelilerin sayısı yüzü geçti, ressam Walter Sickert’ten kraliyet ailesinden Prens Albert Victor’a kadar uzanıyor. Kimse yargılanmadı.

Soruşturmanın durumu (Ekim 2026): Resmî bir soruşturma yok. Yazar Russell Edwards 2014’ten beri, Eddowes’in cesedinin yanında bulunduğu söylenen bir şaldan alınan DNA’nın hem Eddowes’in hem de Kosminski’nin akrabalarıyla eşleştiğini savunuyor. Sonuçlar 2019’da Journal of Forensic Sciences’ta yayımlandı. Ama şal 130 yılı aşkın sürede pek çok elden geçti, nereden geldiği kanıtlanamıyor ve analizin kendisi de eleştiriliyor. Çalışmadaki bilim insanlarından Jari Louhelainen bile bu kanıtın bugünkü bir mahkemede kesin sayılmayacağını kabul etti. 2025’te Eddowes’in ve Kosminski’nin soyundan gelenler, Eddowes’in ölümüyle ilgili yeni bir adli soruşturma (inquest) açılması için yapılan başvuruyu destekledi. Başvurunun kabul edildiğine dair bir haber çıkmadı.


İlk yedi Whitechapel cinayetinin yerleri, 1894 tarihli Ordnance Survey haritası üzerinde. Kamu malı, Wikimedia Commons.

Resmî kaynaklar / haberler: